Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEBİM) Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ayşe Erdoğan yürütücülüğünde, balık derisi atıklarının yüksek katma değerli biyomedikal ürüne dönüştürülmesi hedefleniyor.
Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEBİM) Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ayşe Erdoğan yürütücülüğünde, balık derisi atıklarının yüksek katma değerli biyomedikal ürüne dönüştürülmesini hedefleyen proje, TÜBİTAK 1005 desteği almaya hak kazandı. Türkiye'de balık derisinden kolajen matriks üretimine yönelik biyoteknolojik temelli ilk çalışma olma özelliği taşıyan proje, biyomalzeme alanında dışa bağımlılığı azaltma potansiyeli sunuyor.
Sürdürülebilir çözüm: Atıktan değerli ürüne
"Bazı Doğal Çapraz Bağlama Ajanları Kullanarak Balık Derisinden Fonksiyonel Aselüler Kolajen Matriksin Geliştirilmesi, Antimikrobiyal Aktivitesi, Karakterizasyonu ve Prototip Özelliklerinin Belirlenmesi" başlıklı projede, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas da araştırmacı olarak yer alıyor. Projenin 2025 yılı içinde başlaması ve yaklaşık 12 ay sürmesi planlanıyor.
Doç. Dr. Erdoğan, projenin hedefini şöyle açıkladı:
"Balık derisi atıklarının yüksek katma değerli biyomedikal bir ürüne dönüştürülmesini hedefliyoruz. Proje sonunda prototip özellikleri belirlenmiş, karakterize edilmiş ve uygulanabilirliği test edilmiş bir biyomalzeme ortaya çıkacaktır."
Antimikrobiyal Kolajen Matriks Nedir?
Antimikrobiyal kolajen matriks, hücresizleştirilmiş balık derisinden elde edilen kolajen bazlı bir iskele yapısı olarak tanımlanıyor. Lakkaz gibi enzimler ve doğal çapraz bağlayıcılarla zenginleştirilerek mikroorganizmaların büyümesini engelleyici özellik kazanıyor. Bu yapı, su ürünlerinde deniz ürünlerinin kaplanması ve doku mühendisliğinde kullanıldığında hem hücre çoğalmasını destekliyor hem de enfeksiyon riskini azaltıyor.
Yerli üretimle dışa bağımlılık azalacak
Dünyada balık derisinden tıbbi amaçlı kolajen matriks üretimi gerçekleştiren İzlanda merkezli Kerecis firmasının ürünleri, özellikle yanık tedavisi ve kronik yara bakımında klinik olarak kullanılıyor ve FDA onayıyla global pazarda yer alıyor. Türkiye'de ise bu alanda ticarileşmiş herhangi bir ürün ya da yerli Ar-Ge temelli üretim bulunmuyor.
Doç. Dr. Ayşe Erdoğan, projenin bu açıdan önemine vurgu yaparak, "Balık derisi gibi yerel, düşük maliyetli ve kolay erişilebilir bir biyokaynağın katma değeri yüksek bir ürüne dönüştürülmesi hem çevre hem de ekonomi açısından büyük faydalar sağlayacaktır," dedi.
Çoklu kullanım alanı ve patent hedefi
Geliştirilen matriks yapısı, yara örtüsünün yanı sıra doku onarımı, farmasötik taşıyıcı sistemler ve kozmetik uygulamalar gibi çoklu kullanım alanlarıyla sektörel çeşitliliği artıracak. Proje sonunda geliştirilecek ürünün patentlenmesi planlanıyor. Ulusal ve uluslararası patent başvurusu yapılacak, ticarileşme sürecinde teknoloji transfer ofisi desteği ve olası spin-off şirket modeli değerlendirilecek.
Genç araştırmacılara ilham kaynağı
Projede yüksek lisans ve doktora bursiyerleri de görev alacak. Bursiyerler, proje süresince laboratuvar çalışmalarında aktif rol üstlenecek ve bilimsel gelişimleri desteklenerek nitelikli araştırmacı olarak yetiştirilecek.
Doç. Dr. Ayşe Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Projemize destek sağlayan TÜBİTAK'a teşekkür eder, projemizin genç araştırmacılara da ilham kaynağı olmasını temenni ederiz."