Üniversitemiz Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinatörlüğünde düzenlenen “Denizle Yaşamak: Kültür, Atık ve Biyoçeşitlilik Konferansı”, 4 Nisan Cumartesi günü Aydıncık Lütfi Elvan Kültür Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi.
Aydıncık Kaymakamlığı, Aydıncık Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyinin destekleriyle düzenlenen konferans; deniz ekosistemlerinin korunması, deniz kirliliği ile mücadele, biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği ve deniz kültürünün geleceği gibi kritik başlıkları bir araya getirdi.
Deniz Ekosistemi Çok Yönlü Olarak Ele Alındı
Programın açılış konuşmaları Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa ve Aydıncık Kaymakamı Mehmet Çelik tarafından yapıldı. Konuşmalarda, Aydıncık’ın sahip olduğu doğal değerlerin korunmasının yalnızca yerel değil, bölgesel ve küresel ölçekte önem taşıdığı vurgulandı.
Konferansın akademik oturumunda; Üniversitemiz Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, “Deniz Çayırlarının Son Sığınağı: Aydıncık” başlıklı sunumunda, deniz çayırlarının (özellikle Posidonia oceanica) Akdeniz ekosistemleri için kritik bir habitat kurucu tür olduğunu vurguladı. Sunumda, bu ekosistemlerin karbon tutma kapasitesi, biyoçeşitlilik için sağladığı yaşam alanları ve kıyı koruma fonksiyonları detaylı şekilde ele alınırken; Aydıncık kıyılarının bu tür için önemli bir sığınak alanı olduğu ifade edildi. Ayrıca, tahrip olmuş deniz çayırı alanlarının iyileştirilmesine yönelik restorasyon teknikleri ve uygulanabilir bilimsel yaklaşımlar katılımcılarla paylaşıldı.
Doç. Dr. Ahmet Bilir, su altı ekosistemlerinin korunması ve izlenmesine yönelik uygulamalı çalışmaların önemini vurgularken; Melike Esra Karayel, sunumunda “Mavi Vatan” kavramını öne çıkararak denizlerin yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda kültürel, ekonomik ve stratejik bir değer taşıdığını ifade etti.
Mavi Vatan, Su Sporları ve Yelkenli Seyri Av. Cengiz Sönmez ise sunumunda, Aydıncık’ın sahip olduğu doğal ve coğrafi avantajlar sayesinde su sporları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek özellikle yelkencilik faaliyetlerinin bölge için sürdürülebilir turizm ve ekonomik gelişim açısından büyük fırsatlar sunduğunu vurguladı.
Denizci Gezgin Nezih Kılınçkını, denizde geçen uzun yaşamı boyunca edindiği deneyimleri katılımcılarla paylaşarak Türk denizciliğinin öncü isimlerinden Sadun Boro ile tanışma sürecini ve yelkenlisi ile Atlantik Okyanusu geçişine dair anılarını aktardı. Kılınçkını, yelkenli seyirleri sırasında uğradığı önemli rotalar, karşılaştığı zorluklar ve unutulmaz olaylar üzerinden denizle kurulan bağın sadece bir yolculuk değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı.
Deniz Kirliliği ve Ekolojik Düğüm Noktası
Aydıncık Konferans boyunca, deniz kirliliğinin yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir sorun olduğu; özellikle plastik kirliliğinin kıyısal ve açık deniz ekosistemlerinde yaygınlaştığı ve biyoçeşitlilik üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu vurgulandı. Katılımcılar, sürdürülebilir bir gelecek için bilimsel bilgi, yerel yönetimler ve toplumun birlikte hareket etmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Etkinlikte ayrıca, Aydıncık’ın Akdeniz ölçeğinde önemli bir ekolojik düğüm noktası olduğu, habitat sürekliliği ve türlerin korunması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi.
Yoğun ilgi gören konferans, katılımcıların soruları ve karşılıklı değerlendirmelerle sona erdi. Üniversitemiz Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, benzer etkinliklerle deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik farkındalığın artırılmaya devam edileceğini belirtti.
Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü